KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12165 E., 2012/17234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2010 tarih ve 2010/36-2010/108 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.......,dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin moda tasarımları yaptığını ve müvekkili ile davalı arasında ABD menşeli “U.S.Polo Assn.” markalı kadın-erkek iç giyimi, ev giyimi ve spor giyimi koleksiyonu tasarımlarının hazırlanması ve davalıya sunulması hususunda anlaşmaya varıldığını, müvekkili tarafından hazırlanan tasarımların 16.08.2005 tarihinde davalıya sunumunun yapıldığını, müvekkilinin uzun ve yorucu bir çalışma sonrasında hazırladığı tasarımlara ilişkin koleksiyon tasarım bedelinin davalı tarafından ödenmediğini,
müvekkilinin davalı ile olan anlaşmasına rağmen yaptığı çalışmanın karşılığının ödenmemesi sonucu manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada istenen 3.700 Euro alacak yargılama sırasında yapılan ıslah ile 4.800 Euro artırılarak toplam 8.500 Euro alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çizimleri taahhüt ettiği şekilde dikim detaylı ve aksesuarları ile birlikte sunmadığını, müvekkilinin davacının hazırladığı koleksiyondan hiçbir ürünü seçmediğini ve kullanmadığını, davacının kendi kusuru sonucu seçilemeyen ürünlerin bedelini talep etmesinin kötü niyetli bir davranış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında bir giysi koleksiyon tasarımı hazırlanması konusunda sözlü bir anlaşmanın yapıldığı, davacı tasarımcının önemli düzeyde bir emek harcayarak 104 adet çizim yaptığı, bunlardan 87 adedinin renkli olduğu ayrıca kumaş örneklerinin bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereğince davacının yükümlülüğünü yerine getirerek kararlaştırılan koleksiyon tasarımlarını davalının beğenisine sunduğu,
davacının bu koleksiyonu hazırlamak için ciddi bir emek ve mesai harcadığı dikkate alındığında böyle bir koleksiyon hazırlanması için istenebilecek makul bir bedelin davalı tarafından davacıya ödenmesinin gerektiği, 2005 yılı piyasa koşullarında davacının Türkiye’de ve dünyada tanınan ünlü bir tasarımcı olduğu da dikkate alınarak dava konusu koleksiyon tasarımı için sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 8500 Euro tutarındaki isteminin yerinde ve makul olduğu, hakkaniyete uygun bulunduğu,
ancak Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde yazılı koşulların somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle manevi tazminat isteminin reddinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın ıslah edilmiş haliyle kısmen kabulü ile davacının 8.500 Euro alacağından 3.700 Euro tutarındaki kısmın dava tarihinden itibaren, 4.800 Euro tutarındaki kısmın ise ıslah tarihi olan 11.05.2010 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden döviz için 1 yıl vadeli döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12165, K. 2012/17234, 1 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama