KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12167 E., 2012/17493 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2010 tarih ve 2009/24-2010/15 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/10/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ‘LOMON R 996’ ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının markayı taşıyan ürünleri ithal ederek piyasaya sunduğunun tespit edildiğini, marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespitine, önlenmesine, 10.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsili ile diğer fer’i taleplerin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Çin’de mukim firmanın ürettiği malları ithal ettiğini, marka üzerinde gerçek hak sahibinin dava dışı bu firma olduğunu, Türkiye dışında markanın bir çok ülkede adına tescilli bulunduğunu, ayrıca ibarenin unvanında yer aldığını, durumun haber verilmesi üzerine hak sahibi firmanın davacı aleyhine hükümsüzlük davası ikame ettiğini, esasen, emtianın satılıp pazarlanmadığını, ithal edilen malların gümrükteki antrepoda bekletildiğini, markaya tecavüz koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının ithalatına konu emtiaların orijinal olduğu, davacı adına tescil edilmiş markaların taklidi bulunmadığı, bu yönüyle bir uyuşmazlığın olmadığı, davalının taklit veya herhangi bir yolla hukuka aykırı üretilen malları ithal etmediği, esasen marka üzerinde gerçek hak sahibi firmanın davalının ürünlerini ithal ettiği dava dışı firma olduğu, eylemin paralel ithalat ve marka hakkının tükenmesi kapsamında kaldığı, davacının, hak sahibinin onayı olmadan marka tescili yaptığı, hak sahibi firmanın dünya tescilleri incelendiğinde önceki tarihli bulunduğu, ibarenin unvanında da yer aldığı, markaya tecavüz bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının ithal ettiği ürünlerin Çin’de mukim dava dışı firmanın aynı markayı taşıyan orijinal emtiaları olmasına,
her ne kadar anılan ibarenin davacı adına Türkiye’de tescil edildiği dikkate alındığında hükümsüz kılınıncaya kadar korunması gerekmekte ise de, davacının, anılan firmanın daha önce Türkiye distribütörlüğü yapmasına ve aynı markayı taşıyan ürünleri de ithal ettiğinin anlaşılmasına ve bu firmanın yabancı ülkede tescilli markasıyla ürettiği emtiayı ithal eden davalıya karşı tescilli marka hakkının varlığını ileri sürmesinin TMK’nun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarıyla bağdaşmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12167, K. 2012/17493, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama