KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12479 E., 2011/272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 gün ve 2006/295 - 2008/237 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.05.2010 gün ve 2010/6196 - 2010/5729 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin 20.06.1992 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı alınmasına karşın tasfiyenin tamamlanmadığını, tasfiye kapsamı dışında kalan işler yapıldığını ileri sürerek, kooperatif yöneticilerinin tasarruflarının iptalini, zararları gidermede sorumluluklarının tespitini ve tasfiye tamamlanmak üzere kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif tasfiye kurulu ve denetçi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar,eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuş olup, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif tasfiye kurulunca asli tasfiye işlemleri dışında kalan tasarrufları olmadığı, tasfiye kararının alındığı 20.06.1992 tarihinden dava tarihine kadar yapılan iş ve işlemlerde genel kurul kararlarına bir aykırılık tespit edilmediği, tasfiye memurlarının dava tarihi itibariyle genel kurul kararları haricinde bir iş ve işlem yaptıklarının tespit edilemediği,
kooperatif yöneticilerinin tasarruflarının iptalini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı, kooperatifin organsız kalmaması nedeniyle ancak yönetim kurulunun azli ile birlikte istenebilecek kayyım atanması talebinin yerinde olmadığı, somutlaştırılacak zararın kooperatif sorumlularına ödettirilmesi istemi ile eda davasına konu edilebilecek hususların böyle bir tespit davasıyla ileri sürülmesi halinde dinlenilme imkanı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacılar vekilinin temyizi üzerine onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12479, K. 2011/272, 18 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama