KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12495 E., 2012/4031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 23.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2010 tarih ve 2008/259 - 2010/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Akbank Kadıköy Şubesi'nde bulunan hesabından 26.11.2007 tarihinde 9.293,39 USD'nin nakit olarak Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/10526 sayılı dosyasına aktarıldığını, davalı Banka'nın hiçbir araştırma yapmadan bu ödemeyi yaptığını, bankadaki hesabından para çekildiğini öğrenen müvekkilinin bir şebeke ile karşı karşıya olduğunu öğrendiğini, bu haksız eylem sonucunda müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, hesaba haciz konulduğu tarihteki kur üzerinden 17.316,60 TL alacağın en yüksek banka faizi ile geri alınmasını ve 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, müvekkilinin kendisine gönderilen haciz ihbarnamesi uyarınca işlem yaptığını bu nedenle husumetin müvekkiline yöneltilmesinin kabul edilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak müvekkili açısından maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı Banka arasında kurulan akdi ilişki neticesinde davacının bankaya güvenerek parasını yatırdığı için bankanın müşterisinin menfaatlerini koruması gerektiği gerekçesi ile 11.093 TL'nın 26.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalı ...'nin davacıdan alacaklı olmadığı halde hesaptaki parayı 89/1 haciz ihbarnamesi ile almasının davacının kişisel haklarının saldırıya uğrattığı gerekçesi ile 2.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Banka'nın İcra Müdürlüğü'nün talebi üzerine nezdinde bulunan davacıya ait hesaptaki parayı icra dosyasına göndermesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, mahkemece davalı Banka'nın, müşterisinin menfaatini koruması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, İcra Müdürlüğü'nün gönderdiği yazıda davacının adı ve soyadı dışında kimlik bilgileri yer almıyor ise de davacının hesap numarası belirtilerek hesaptaki paranın üzerine haciz konulmuştur. Davalı Banka, icra dairesinin talebini yerine getirerek davacının hesabında bulunan parayı icra dosyasına göndermiş bulunduğundan, davalı Banka'nın olayda bir kusuru bulunmamaktadır.
Hesapta para olmasına rağmen davalı Banka'nın parayı icra dosyasına göndermemesi ayrıca yasal sorumluluğunu da gerektirdiğinden mahkemece davalı Banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12495, K. 2012/4031, 16 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama