KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12546 E., 2012/3752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 tarih ve 2007/902-2010/522 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının akraba olduklarını, müvekkilinin sahibi bulunduğu ... Kuyumculuğun tanınmış marka olduğunu, 26.12.2005 tarihli protokol ile ... Kuyumculuk isim hakkının müvekkilince davalıya devredildiğini, davalının bu protokol uyarınca 2007 yılında yapması gereken ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ... Kuyumculuğun sahibi olmadığını, bu unvanın davacı adına tescil edilmediğini, müvekkilinin 1976 yılında bu unvanı adına tescil ettirdiğini, protokol gereğince davacıya 30.000 USD ödendiğini, ancak sahibince faaliyet gösterilen dükkanın tahliyesi istenince müvekkilinin ... ismini kullanmayacağını davacıya bildirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, tescilsiz marka hakkına dayanarak, bu markanın devrine ilişkin protokolden kaynaklanan alacağı için işbu davayı açtığını, 556 sayılı KHK'nun 58. maddesi uyarınca görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istem halinde dosyanın Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
556 sayılı KHK'nun 1. maddesi uyarınca, bu KHK'nun amacı usulüne uygun olarak tescil edilen markaların korunmasını sağlamaktır. Aynı KHK'nun 71. maddesine göre de, 556 sayılı KHK'de öngörülen davalarda görevli mahkeme ihtisas mahkemeleridir.
Her ne kadar mahkemece, davacı tarafın marka hakkına dayanması nedeniyle uyuşmazlığa bakma görev ve yetkisinin Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere taraflar arasında tescilli marka hakkından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığından işbu davada 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması mümkün olmayıp, uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, davaya bakmakla görevli olduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12546, K. 2012/3752, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama