KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12622 E., 2012/4034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/05/2008 tarih ve 2001/236-2008/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Durular Ltd. Şti. arasında yapılan kredi sözleşmesi gereğince bu şirkete kredi kullandırıldığını, kredi kullanan dava dışı şirketin davalıdan olan alacakları için, krediye teminat olmak üzere, temlikname alındığını ve keyfiyetin davalıya bildirildiğini, davalının 35.856 TL'lik temliğin kayıtlara işlendiğini kendilerine bildirdiğini, sonrasında dava dışı şirketin kredi borcunu ödememesi nedeni ile davalıdan temlik edilen alacağın talep edildiğini ancak davalının bir neden göstermeden ödeme yapmadığını ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL'nin reeskont avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı şirketin müvekkilinin acentesi olduğunu, davacının dava dışı acenteden aldığı temliknamenin 14/9/2000 tarihli olduğunu, bu temlikname ile ilgili olarak müvekkilinin 16/10/2000 ve 15/6/2001 tarihlerinde ödemede bulunduğunu sonrasında da herhangi bir alacak doğmadığı için ödeme yapılmadığını, var olmayan bir alacağın istenmesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ile dava dışı şirket arasında yapılan sözleşmenin feshine kadar olan prim alacaklarının temlikname gereğince davacı bankaya ödendiği, fesihten sonra da prim alacağı doğmadığı gibi bu yönde tahsilatta yapılmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12622, K. 2012/4034, 16 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama