KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12689 E., 2012/3635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 tarih ve 2008/108-2010/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Ereğli Doğa Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşme ile çeşitli branşlarda sağlık hizmetlerinin adı geçen şirketten satın alınmasının kararlaştırıldığını, bu amaçla davalı banka tarafından, firma lehine kesin teminat mektupları verildiğini ancak Ereğli Doğa Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti’nin müvekkiline olan prim borçları nedeniyle davalıdan teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin talep edilmesine karşın bu talebin davalı tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek, şimdilik 64.712 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı Ereğli Doğa Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmenin 4.27 maddesi uyarınca teminatla ilgili hususlarda SSK Alım İşleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağının kararlaştırıldığı ve ilgili yönetmeliğin 506 Sayılı Yasanın 83. Maddesi gereğince çıkartılmış olup sigorta prim borçları hak edişlerden tahsilinin düzenlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 62.216,16 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı banka tarafından verilen kesin teminat mektuplarının nakde çevrilmesi talebinin reddi nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili kurum ile dava dışı Ereğli Doğa Sağlık Hizmetleri Ltd.
Şti. arasında yapılan sözleşmenin teminatı amacıyla davalı banka tarafından adı geçen şirket lehine kesin teminat mektupları verildiğini ancak dava dışı şirketin müvekkili kuruma sigorta prim borçlarının bulunması nedeniyle davalıdan kesin teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin talep edilmesine karşın davalının bu talebe olumlu yanıt vermediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı bankanın 506 sayılı yasanın 83. maddesi ve bu madde gereğince çıkartılan yönetmelik hükümleri gereğince sorumlu olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak mahkemece karar gerekçesinde değinilen mülga 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 83. maddesi hükmü ile 08.04.1989 tarihli Sigorta Primlerinin Hak Edişlerden Mahsup Edilmesi ve Ödenmesi ile Kesin Teminatların İadesi Hakkında Yönetmelik hükümleri incelendiğinde, düzenlemenin, kamu kurum ve kuruluşlarının ihale veya emanet yolu ile yaptırılan her türlüişlerini üzerine alanların sigorta prim borçlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim aynı husus 5510 sayılı yasa kapsamında çıkartılan 29.09.2008 tarihli yönetmelikte de düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı vekili tarafından, davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan sözleşmenin ihaleye dayalı olarak düzenlenmediği yönündeki itirazlarda göz önüne alınmak suretiyle, sosyal güvenlik hukuku konusunda uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile değinilen kanun ve yönetmelik hükümlerinin somut olaya uygulanma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2–Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12689, K. 2012/3635, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama