KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12903 E., 2012/3366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2010 tarih ve 2007/1133-2010/982 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; 01.05.2007 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında davalı bankadaki hesabından, internet bankacılığı yolu ile aynı bankanın başka bir şubesindeki üçüncü kişi hesabına 5.825 TL aktarıldığını, talep edilmesine rağmen davalı bankanın bu meblağı müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, müvekkilinin hesabından aktarılan 5.825 TL ve 70,81 TL ihtarname masrafının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin internet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını, davacının hesabından doğru şifre girilerek işlem yapıldığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın hukuki ve teknik altyapısı olmayan bir şifre sistemi kullandığı, teknik eleman ve teknolojisi ile profesyonel dolandırıcılıklarda önlem almada daha öncelikli durumda olduğu, ancak somut olayda güvenlik tedbirlerindeki eksikliklerden dolayı objektif özen borcunu yerine getirmeyip kusurlu olduğu, davacının ise şifrenin saklanması ve muhafazasında kusurlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davacının hesabından havale edilen 5.825 TL.nin faizi ile davalıdan tahsiline, noter ihtar masrafına ilişkin belge sunulmadığından davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı; taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2010 yılı itibariyle 1.430,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 10.02.2010 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Davacı tarafça, hesaptan havale edilen 5.825 TL ile birlikte 70, 81 TL ihtar masrafının da tahsili talep olunmuş, mahkemece 70,81 TL'lik alacak yönüden istem reddedilmiştir. Bu durumda, istemin rededilen kısmının yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinine karara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemene gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12903, K. 2012/3366, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama