KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1301 E., 2011/10480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2007/572-2009/1364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya ait malların Türkiye - Avrupa arası taşımasını yaptığı halde taşıma bedelinin bir kısmının davalı tarafça ödenmediğini, davalı hakkında yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirket ile navlun sözleşmesi yapmadığını, müvekkili şirketin Dubai'de bulunan PSG GULF İNC şirketinden taze meyve alımı yaptığını, satıcı ile kararlaştırılan mal bedeline navlun bedelinin de dahil edildiğini, müvekkili şirketin satın aldığı malın İstanbul'a getirilerek kararlaştırılan bedel üzerinden gümrük vergi ve harçlarının müvekkili şirket tarafından ödenerek teslim alındığını, davacı şirketin bakiye alacağının tahsili için satıcı firmaya başvurması gerektiğini savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı borçlu hakkında 3086 Euro karşılığı 5.860,00 TL üzerinden navlun bedelinin tahsili için icra takibi başlattığı, davalının borca itiraz ettiği, davacı defterlerinde taşıma işi ile ilgili olarak davacının davalı adına toplam 8086.80 Euro miktarında 4 adet fatura düzenlendiği, 5000 Euro nakit tahsilatın yapıldığı, davalı şirket kayıtlarının usulüne uygun olmayıp fatura kaydının olmadığı, davacı olan taşıyıcı şirket tarafından 16/08/2006 tarihli davalı şirkete hitaben "komple araç navlun teklifi"nin olduğu,
davalı şirket tarafından da davacı şirkete iki adet tır için yükleme teyidi ve yükleme emri belgesinin gönderildiği bu çerçevede taşıma sözleşmesinin kurulması için gerekli olan icap ve kabul şartlarının oluştuğu, navlun teklifinin satıcıya değil alıcı davalı şirkete yapıldığı, yükleme emri ve teyit belgesinin de davalı tarafından davacıya yapıldığı, taşıma sözleşmesinin taraflarının taşıyıcı olarak davacı şirket taşıtan olarak davalı şirket olduğu, davacı ile satıcı arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi ve navlun teklifi ile yükleme emrinin bulunmadığı, bu durumda taşıyıcı davacının taşıtan olan davalıya karşı navlun alacağının doğduğu,
alacağın 3086,80 Euro kısmının ödenmediği, faturaya bağlı alacağın likit kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın iptaline ve ile %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taşıyıcının davalıyla yaptığı taşıma sözleşmesi hükümleri uyarınca yükü taşımış bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1301, K. 2011/10480, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama