KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13240 E., 2012/4255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2010 tarih ve 2010/10-2010/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile TFF arasında akdedilmiş olan 16.07.2009 tarihli sözleşme ile Beşiktaş-Fenerbahçe arasındaki 02.08.2009 tarihinde yapılmış olan 2009 TFF süper kupa müsabakasının canlı olarak yurt içinde yayın hakkını devraldığını, davalının izin almaksızın ve bedel ödemeksizin uyuşmazlığa konu müsabakayı 4 dakika süreyle yayınladığını belirterek sözleşme kapsamında 3 dakikalık görüntü verme bedeli olan 12.000 USD'nın FSEK m.68/1 kapsamında 3 katı olan 36.000,00 TL bedelden şimdilik 12.000 USD'nin temerrüd faiziyle birlikte fiili tahsil günündeki TL karşılığı üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, spor müsabakasının davacının naklen yayınından sonra haber amaçlı olarak kar amacı güdülmeksizin yayınlandığını, müvekkilinin davacı ile TFF arasında akdedilen sözleşmeden haberdar olmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile TFF arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının müsabakanın en fazla 3 dakikalık görüntüsünü dakika bedeli 4.000 USD olmak üzere diğer yayıncı kuruluşlara verebileceğinin düzenlendiği, davalının uyuşmazlık konusu görüntüleri 3 dakika 57 saniye olarak davacıdan izin almaksızın ve bedelini ödemeksizin yayınladığı, davalı yayınının hukuki dayanağının bulunmadığı,
tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve yayın hakkı devrinin kamuya duyurulmuş olması dolayısıyla davalının sözleşmeden haberdar olmadığı yönündeki savunması ile davacının FSEK m.80 uyarınca komşu hak sahipliği dolayısıyla yayının haber nitelikli olduğu yönündeki savunmaya itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve davacı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davacı ...Ş. vekiline 15.07.2010 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK.nun 432 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 01.10.2010 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davacı ...Ş. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13240, K. 2012/4255, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama