KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1332 E., 2011/10491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.09.2009 tarih ve 2009/2015 - 2009/1664 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete ait malların Türkiye’den Hollanda’ya taşınması işini üstlendiğini, bu amaçla düzenlenen navlun faturası bedelinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalının bu takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili tarafından açılan karşılık davada ise taşıma işlemini gerçekleştiren davacı şirketin 7.000 Euro değerindeki kumaş topunu kaybettiği ve ancak 9 ay sonra bulabildiği, bu nedenle müşterinin kaybedildiğini bildirerek şimdilik 2.000 TL’nın davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça verilen karşılık dava dilekçesinde kar kaybından doğan zarar miktarının 15.000 TL olarak bildirildiği ve bu değere göre sulh hukuk mahkemelerinin görevli olmadığı, davacı karşı davalı tarafça işbölümü itirazında da bulunulduğundan karşılık dava dosyasının asıl dava dosyasından tefriki ile karşılık dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve talep halinde dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve taşıma sırasında kaybolan emtia nedeniyle müşterinin kaybedilmesinden kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davalı karşı davacı tarafından açılan davadaki çekişmeli tutarın 15.000 TL olarak bildirildiği ve bu miktara ilişkin uyuşmazlıklara bakma görevinin sulh hukuk mahkemelerinin görev sınırını
aştığı gerekçesiyle karşılık dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve bu dava dosyasının tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmişse de, asıl ve karşılık davaların birlikte görüldüğü uyuşmazlıklarda davalardan birinin miktar itibari ile sulh hukuk mahkemesinin görev alanında kalmaması halinde açılmış bulunan her iki davada da görevsizlik kararı verilerek dosyanın birlikte sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, görevsizlik kararının her iki dava için birlikte düşünülmesi gerekirken değinilen gerekçe ile tefrik kararı verilerek görevsizlik hükmü oluşturulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1332, K. 2011/10491, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama