KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1340 E., 2011/10295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2007/590 - 2008/1032 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Çatalçeşme Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, 05.10.2006 tarihinde müvekkilinin bankamatikten para çektiği sırada bankamatiğin hizmet dışı kaldığını, müvekkilinin derhal 444 0 444 nolu telefonu aramaya başladığını ancak ulaşamadığını, bunun üzerine davalı bankanın Altunizade Şubesi'ne giderek durumu anlattığını, telekart güvenlik birimini de faks ile bilgilendirdiğini, davalı bankanın ilgisiz kalması sonucu müvekkilinin hesabından 2.655,47 TL'nın çalındığını, bu paranın diğer davalılar ... ve ...'ın hesabına aktarıldığını ileri sürerek, 2.655,47 TL'nın 05.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, dava konusu zararın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu olay ile bir ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya bankomat kartı verildiği, davacının 05.10.2006 tarihinde ATM'den para çekmek üzere kartı cihaza yerleştirdiği, herhangi bir işlem yapılmadan ekranın karardığı ve kartın alıkonulduğu, bunun üzerine davacının davalı bankanın müşteri temsilciliğini aradığı, iletişim kuramaması üzerine Altunizade Şubesi'ne müracaat ederek kartı iptal ettirdiği, bu esnada davacının hesabından toplam 2.650 TL çekildiği, davacının ihbarı üzerine kartın kullanıma kapatıldığı, usulsüz işlemlerin kayıp çalıntı ihbarından önce yapıldığı,
kimliği bilinmeyen bir şahsın kart hamilini yakından takip ettiği, şifresini yardımcı olmak taktiği ile bir şekilde öğrendiği, davacı makinenin başından ayrılınca bu kişinin söz konusu işlemleri yaptığı, davalı gerçek kişilerin kartlarının da aynı şekilde ele geçirilmiş olduğu, davacının şifresini saklamak konusunda yeterli dikkat ve özeni göstermediği, bu nedenle %50 oranında kusurlu olduğu, davalı bankanın ise kamera sistemini kurmamış olması,
ATM cihazında kart sıkışmasını engelleyecek ek güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.325 TL'nın 14.11.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1340, K. 2011/10295, 13 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama