KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13368 E., 2012/4485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2010 tarih ve 2008/218-2010/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın internet bankacılığı hizmetinden yararlandığını, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından bilgisi dışında 5.000,00-TL ve 13.700,00-TL tutarındaki paraların EFT yoluyla müvekkilinin tanımadığı ...’ın hesabına aktarıldığını, bankaya başvurulmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek toplam 18.700,00-TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın davacı tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamasından dolayı oluştuğunu, bu nedenle müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankaların objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden dolayı hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.700,00-TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari dava niteliğinde bulunduğu ve davacı tarafça da dava konusu alacağın avans faiziyle tahsiline karar verilmesi istenildiği halde, mahkemece dava konusu alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın hüküm fıkrasındaki faize ilişkin kısmının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13368, K. 2012/4485, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama