KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13381 E., 2012/4580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2012
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/07/2010 tarih ve 2009/101-2010/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına TPE’de kayıtlı “Diş Kaplaması Sökme Aparatlarında Yenilik” başlıklı 2002 01452 Y. numaralı ve 29.05.2002 tarihli faydalı model belgesinin yenilik koşulunu taşımadığı, bu ürünün 1990 yılından beri müvekkili de dâhil olmak üzere, pek çok firma tarafından üretildiğini ve bunun davalılarca da bilindiğini ileri sürerek faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, buluşun yasal tescil koşullarını taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı adına kayıtlı TR 2002 01452 U sayılı faydalı model belgesinin tescil koşullarını taşımadığı gerekçesi ile hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin davalı ... 'a vekaleten temyiz itirazına gelince, 551 sayılı KHK'nın 166. maddesi delaletiyle aynı KHK'nın 130/son fıkrası uyarınca faydalı modelin hükümsüzlüğü davası davanın açıldığı anda sicilde faydalı model sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Her ne kadar aynı fıkranın 2. cümlesi uyarınca faydalı model sicilinde hak sahibi olarak görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için onlara da tebligat yapılır ise de, dava neticesinde verilecek olan hükümsüzlük kararı sicildeki hak sahibi aleyhine sonuç doğuracağından aynı sicilde buluş sahibi olarak kayıtlı olan davalı ... 'a doğrudan husumet yöneltilemez.
Bu bakımdan dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... hakkındaki davanın pasif husumet yönünden reddi gerekirken, mahkemece "hükmün sadece davalı şirket yönünden hukuki sonuç doğuracağı ancak diğer davalı ... yönünden bu hükmün sonuca etkisinin bulunmadığı" şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13381, K. 2012/4580, 23 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama