İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/13647 K.2012/19490

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2010 tarih ve 2009/351-2010/319 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ile ... ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen…

Esas2010/13647Karar2012/19490Tarih29 Kasım 2012Okuma4 dk · 750 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/13647 E., 2012/19490 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Kasım 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

750 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2010 tarih ve 2009/351-2010/319 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ile ... ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...

Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti. arasında 22.12.2006 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların ise aynı sözleşmeyi müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladıklarını, bu sözleşme ile davalı şirketin sözleşme yapmaya ve prim tahsiline yetkili acente olarak tayin edildiğini, anılan sözleşmenin 18. maddesi gereğince davalı acentenin düzenlediği poliçeler karşılığı tahsil ettiği primlerle ilgili olarak müvekkiline ödemede bulunması gerekirken ödemenin yapılmaması sonucu primlerin acentenin uhdesinde kaldığını,

müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla davalı acente ve müşterek borçlular hakkında başlattığı icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini, borçlu davalıların takibe itirazlarında haksız ve kötüniyetli olduklarını ileri sürerek, davalıların haksız itirazlarının iptali ile takip tarihi itibariyle 22.258,94 TL asıl alacak üzerinden borçlu olduklarının tespitine, takibin 25.05.2009 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsili için devamına ve asıl alacak miktarı üzerinden % 40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının zamanında poliçe iptallerini yapmaması nedeniyle haksız olarak müvekkili aleyhine borç yarattığını, iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının adres bildirmemesi nedeni ile poliçelerin iptal edilemediği ve iptal edilemeyen poliçelerin davalı acente borcuna yazıldığı, iptal edilmeyen poliçeler nedeni ile davacı tarafından poliçe sahiplerinden tahsilat yapılmadığı, davacı alacağının 19.726,11 TL olduğu,

gerçek kişi davalıların acente ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmayı kabul ettikleri, bu nedenle kefil olarak değerlendirilemeyeceklerinden kefalet limitinin belli olmasının gerekmediği gerekçesiyle davalıların takibe itirazlarının 19.726,11 TL asıl alacak ve 49,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.775,57 TL üzerinden (davalılar ... ve ...’in 19.726,11 TL'den sorumlu olmak, işlemiş faizden sorumlu olmamak kaydı ile) iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 20’den başlamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,

19.726,11 TL’nin % 40’ı oranında inkar tazminatının davalılardan tahsiline, davalıların koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar ... Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, hükmü temyiz eden davalılar vekilinin davalı şirket hakkında verilen karara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı şirket hakkında verilen kararın onanması gerekmiştir.

2-Temyiz eden davalılar vekilinin ... ve ...’a ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borcun davalı acente ile müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan gerçek kişi davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, gerçek kişi davalılar hakkındaki dava, bu kişilerin kefil olarak değerlendirilemeyeceklerinden kefalet limitinin belli olmasına gerek olmadığı belirtilerek kabul edilmiştir.

Acentelik sözleşmesi davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilmiş olup, acentelik yetkisi ile sözleşmede belirlenen hak ve yükümlülüklerin sahibi davalı şirket olup, davalı gerçek kişiler sözleşmenin “müşterek borçluluk ve müteselsil kefalet” başlığını taşıyan 27. maddesi uyarınca müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamışlardır.

Davalı gerçek kişiler sözleşmede müşterek borçlu olarak belirtilmiş ise de sözleşmenin tarafları, içeriği ve niteliği dikkate alındığında bu kişiler acentenin borcundan doğrudan sorumlu olmadıklarından sözleşmedeki konumları itibariyle kefil olduklarının kabulü gerekir. Borçlar Kanunu’nun 484. maddesinde kefaletin geçerliliği için yazılı şekilde yapılmasının ve kefilin sorumlu olacağı muayyen bir miktarın belirtilmesinin gerekli olduğu düzenlenmiştir.

Bu durumda kefil olduklarının kabulü gereken temyiz eden gerçek kişi davalıların bu kefaletlerinin geçerli olabilmesi için sorumlu oldukları miktarın açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayda ise sözleşmede kefillerin sorumlu olacakları miktar açıkça gösterilmeyerek, acentenin şirkete karşı tüm borçlarından sorumlu olacaklarının belirtilmesi nedeniyle yapılan kefalet sözleşmesi emredici nitelikteki kanun hükmüne aykırı olup, geçersiz bulunmaktadır.

Bu itibarla, temyiz eden gerçek kişi davalıların geçersiz bulunan kefalet sözleşmesine dayalı olarak sorumlu tutulmaları mümkün olmadığından haklarındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile sorumlu tutulmaları doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalılar ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekilinin davalı şirkete yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı şirket hakkında verilen kararın ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekilinin ... ve ...’a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılardan ... ve ...'a iadesine, alınmadığı anlaşılan 293,70 TL temyiz ilam harcının davalı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.'nden alınmasına, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13647, K. 2012/19490, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13647
Karar No
2012/19490
Tarih
29 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/13693 K.2012/14557
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/13696 K.2012/14891
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/13715 K.2012/19505
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/13782 K.2012/33672
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/13977 K.2012/29079
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/13992 K.2012/30189

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.