KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13696 E., 2012/4344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2009 tarih ve 2008/697-2009/666 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200,00 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. Maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan Evyap International Dış Tic. AŞ ye ait sabun emtiasının davalı şirketin acentası bulunduğu vinmart isimli gemi ile 11/08/2007 tarihinde Türkiye'den Ukrayna'ya taşındığını taşıma esnasında emtiada meydana gelen 3.543,72 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek Türk Ticaret Kanunun 1301 ve 1361 maddeleri gereğince 3.543,72 TL nin ödeme tarihi olan 10/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınan emtianın davacının sigortalısı Evyap International şirketine ait olup CİF taşıma olduğundan hasar ve zararın geminin küpeştesini geçtiği andan itibaren alıcıya geçeceğinden satıcı sigortalıya ödenen hasar bedelinin halefiyet yoluyla istenemeyeceğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, sigortalının Levent'te bulunan fabrikasından İstanbul Limanına karayolu ile İstanbul limanından ODESA limanına deniz yolu ile taşındığını deniz ayağında hasarın gerçekleştiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini,
konteynerın konşimentodan anlaşılacağı üzere yüklenen tarafından tamamen doldurulduktan sonra mühürlü olarak taşıyana teslim edildiğini, teslim sırasında ya da hasar hemen belli değil ise en geç 3 gün içinde yazılı olarak hasar ihbarının yapılmasının zorunlu bulunduğunu, müvekkiline hasar ihbarı yapılmadığını, yükün konşimentoda yazılı şekilde tam olarak teslim alındığına dair müvekkili lehine karine oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; TTKnın 1066/1 gereğince 3 günlük hak düşürücü süre içerisinde taşıyana hasar ihbarı yapılmadığından hasarın taşıyanın sorumlu olmayacağı bir nedenden ileri geldiğine dair yasal karinenin oluştuğu, taşıyan lehine doğan yasal karinenin aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, ekspertiz raporunda hasarın net olarak neden ileri geldiğinin açık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13696, K. 2012/4344, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama