KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13737 E., 2012/17795 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2009/351-2010/116 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yapmış olduğu finansal kiralama sözleşmesi gereği kira bedellerinin düzenli ödediği halde davalı tarafından Merkez Bankası’na müvekkilinin kira borcunun olduğuna ilişkin bildirimde bulunulduğunu, bu durumun müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bilgisayar sisteminde oluşan hata nedeniyle davacının finansal kira borcu olmadığı halde Merkez Bankası’na borçlu olduğuna ilişkin bildirimde bulunulduğu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle aralarında rekabet ilişkisinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, davacının adının davalı tarafından borcu olmadığı halde Merkez Bankası’na borçlu olarak bildirildiği iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında 14.09.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin yapıldığı ve 31.03.2009 tarihi itibariyle davacının davalıya finansal kiralama bedeli borcu olmadığı halde davalı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na davacının adının finansal kiralama bedeli borcu vardır diye bildirildiği hususlarında uyuşmazlık sözkonusu değildir. Mahkemece, tarafların farklı alanlarda faaliyette bulunmaları nedeniyle haksız rekabetin mevcut olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, haksız rekabetin varlığı için tarafların aynı işkolunda faaliyette bulunması şart değildir. Ancak, mahkemenin haksız rekabetin olmadığına ilişkin bu gerekçesi yerinde değil ise de, davalının eylemi haksız fiil olup, haksız rekabet değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davalının eyleminin haksız eylem olduğu kabul edilerek, bunun da manevi tazminatı gerektirdiği gözönüne alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13737, K. 2012/17795, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama