KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13780 E., 2012/18070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2010 tarih ve 2007/237-2010/60 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 23.03.2007 tarihinde müvekkilinin davalı Banka'nın Kütahya Şubesindeki hesabından, bilgisi ve onayı dışında internet üzerinden EFT yolu ile üçüncü kişilerin hesabına 13.000 USD ve 10.000 TL aktarıldığını, talep edilmesine rağmen davalı bankanın çekilen meblağı iade etmediğini, gerekli güvenlik önlemlerini almayan, internet bankacılığını kullananan müşterilerini uyarmayan bankanın kusurlu olup, davacının zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin hesabından bilgisi dışında çekilen şimdilik 28.000 TL' nin olay tarihinden itiaren en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin intermet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını,müşterilere internet bankacılığı kullanım esasları ve güvenliğine dair gerekli uyarıların yapıldığını, davacıya ait şahsi bilgilerin banka sisteminden elde edilmesinin mümkün olmadığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, davacının bankacılık hizmetleri sözleşmesine aykırı olarak şifre bilgilerinin üçüncü kişilerin eline geçmesine neden olduğunu, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmayıp tüm kusurun bankanın güvenlik tedbirlerini uygulamayan davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davalının internet bankacılığında kullandığı sabit şifreyle kullanıcı doğrulama esasına dayalı sistemin, kullanıcının haberi olmadan veya yanıltılması suretiyle 3. kişiler tarafından hesabı ulaşılmasına imkan verdiği, internet bankacılığı sunan davalının her türlü güvenlik tedbirini alması gerektiği, bir güven kurumu olan bankanın, özen yükümlülüğü nedeniyle davacının hesabından çekilen paradan sorumlu olduğu,
her ne kadar davacının, hesabına ait şifreyi oğluna verdiği anlaşılmakta ise de, bu kişinin banka hesabından bilgi öğrenme ve hesapları takip etmeye ilişkin olarak babası davacı tarafından verilen vekaletnameye istinaden, davacıya ait internet bankacılığı hesabını kullanmaya yetkili olduğu, kaldı ki usulsüz para çekilmesine davacının şifresini birinci derecede yakınına vermesinin neden olduğuna dair belge bulunmadığı,somut olayda davacının kusurunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 28.000 TL'nın 23/03/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13780, K. 2012/18070, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama