KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13797 E., 2012/17819 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2010 tarih ve 2008/109-2010/156 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunandavacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı iş yerinde yangın sonucu hasar oluştuğunu, poliçenin davalı tarafından yenilendiği halde zararın karşılanmadığını ileri sürerek, 8.000 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini 18.930,67 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı Akbank Yeni Toptancı Hali Şubesi'nden kullandığı kredi nedeniyle poliçe tanzim ettirdiğini, ilk poliçenin süresinin 16.09.2007 tarihinde dolduğunu, davacının 10.09.2007 tarihli talimatında yeni poliçeyi kendisinin yaptıracağını belirttiğini, 18.09.2007 tarihinde de Genel Sigorta AŞ.'ne ait poliçeyi bankaya gönderdiğini, davacının talebi üzerine poliçenin iptal edildiğini, poliçe üzerinde banka lehine dain mürtehin hakkı bulunduğunu, davacının aktif dava ehliyeti olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk prim dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş yeri sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 17.09.2007 tarihli poliçenin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı taraf, müvekkilinin dava dışı Akbank’tan kredi kullandığını, buna mukabil kredi teminatı olarak iş yerinin bulunduğu taşınmazın gösterildiğini, aynı yerin 17.09.2006 tarihli poliçe ile teminat altına alındığını, 10.09.2007 tarihinde yeni poliçeyi kendisinin yaptıracağını belirttiğini, dava dışı Genel Sigorta AŞ.’den poliçe tanzim ederek bankaya faksladığını, ancak Banka'nın poliçenin sadece davalı ... şirketine yaptırılacağını belirterek poliçeyi kabul etmediğini, bunun üzerine Genel Sigorta’ya ait poliçeyi iptal ettirdiğini, davalı şirket tarafından yenilenen poliçenin 02.10.2007 tarihinde kendisine gönderildiğini,
04.10.2007 tarihinde peşinatın hesabından tahsil edildiğini, diğer taksitlerin kredi borcu ile birlikte tahsil edildiğini sandığını, davalının poliçenin geçerli olmadığını belirterek ödemede bulunmadığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının 10.09.2007 tarihinde poliçenin yenilenmemesini istediğini, bankanın 18.09.2007 tarihinde davacının bu talebini kendilerine gönderdiğini, bu nedenle poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiğini savunmuştur.
Oysa, davalı taraf bir yandan davacının poliçenin yenilenmemesine ilişkin talebinin kendilerine 18.09.2007 tarihinde ulaştığını kabul etmekle birlikte, diğer yandan 02.10.2007 tarihli yazıda poliçenin yenilendiğini, ödemenin davalının mevduat hesabından yapılacağı belirtilmiş olması ve 04.10.2007 tarihinde de bu yazıda belirtilen hesaptan poliçenin peşinatının tahsil edilmesi, yine, dosyada tek sayfası ibraz edilen kredi sözleşmesinin 44. maddesinde de davacının iddia ettiği gibi poliçenin davalı şirkete yaptırılacağının düzenlenmesi karşısında, artık poliçenin kural olarak geçerli olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan, davaya konu poliçede dava dışı Akbank’ın dain mürtehin olduğu belirtilmiş olup, buna ilişkin olarak taraf delilleri toplanmadan ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13797, K. 2012/17819, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama