KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13794 E., 2012/5009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 tarih ve 2008/1359-2010/567 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan bulaşık makinesi emtialarının taşınması konusunda asıl taşıyıcı olarak davalıyla sigortalı arasında anlaşma yapıldığını, dava dışı alt taşıyıcının işleteni bulunduğu iki ayrı tır ile Ankara’dan Polonya’ya taşınması esnasında sürücülerin kusuruyla meydana gelen trafik kazasında emtianın bir kısmının hasarlandığını ve bedelinin sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 1.476,94 Euro’nun davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konu taşımaya sadece aracı olduğunu, fiilen taşımayı yapanın müvekkili şirket olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı alt taşıyıcı tarafından gerçekleştirilen taşımada meydana gelen hasardan davalı asıl taşıcının da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.329,24 Euro’nun BK 83. maddesi uyarınca davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir. Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporu taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, raporda tazmini gereken gerçek hasar tutarına ilişkin hiçbir tespitte bulunulmamıştır.
Oysa, halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak gerçek zarar miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden alınacak rapor vasıtasıyla CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde sorumluk sınırı ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarın usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davanın dava dışı şirkete ihbarı için davalı tarafından verilen dilekçe akıbetinin HUMK’nun 49. maddesi hükmü karşısında değerlendirilerek olumlu yada olumsuz bir karar tesis edilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13794, K. 2012/5009, 30 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama