KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13849 E., 2012/13618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar HukukMahkemesi’nce verilen 29/03/2010 tarih ve 2007/338-2010/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, uzun yıllardır müvekkilinin sahibi ve yöneticisi olduğu işletmelere ait “KOMİLİ” markalarının davalı şirkete devredildiğini, ticari faaliyetlerine yeniden başlamak isteyen müvekkilinin “...” markasını adına tescil ettirdiğini, davalı şirketin ise bu marka ile iltibas yaratacak olan “KOMİLİ HALİS EGE” ibaresinin tescili için marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından davalının başvurusuna yapılan itirazın davalı TPE'ce reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK'in 17.08.2007 tarih, 2007-M-3238 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde söz konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, yapılan işlemin usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, “KOMİLİ” ve “KOMİLİ” esas unsurlu çok sayıda markanın müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davacıya ait marka ile başvuru konusu markanın farklı mal ve sınıflara ilişkin olduklarını, ayrıca markalar arasında benzerlik de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu marka ile itiraza dayanak marka arasında gerek emtia kapsamı gerekse işaretsel yönden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik bulunmadığı, “KOMİLİ” esas unsurlu çok sayıda köklü ve tanınmış markanın kullanım hakkının, davacının ortağı olduğu şirket hisselerinin davalı şirkete geçmesi nedeniyle davalıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13849, K. 2012/13618, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama