KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13898 E., 2012/4708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2010 tarih ve 2007/1665-2010/1352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...’dan aldığı iki adet çeki ibrazı üzerine karşılığının olmadığının bildirildiğini, çek hesabının sahte kimlik vasıtası ile kimliği belirsiz kişilerce açtırıldığının tespit edildiğini, davalı bankanın kanun gereği üzerine düşen araştırma yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmeyerek müvekkilinin zararının doğmasına neden olduğunu ileri sürerek iki çek bedeli toplam 5.841.2 TL’nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davalı bankanın çek hesabı açarken basiret ve özen gösterme yükümlü olduğu, Çek Kanunu'ndaki yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediği, ...tarafından kaybedilmiş yerine başkasının fotoğrafı yapıştırılmış nüfus cüzdanının esas alarak çek hesabı açtığı, davacı çeki kedisine keşide eden kişinin gerçek kimliğini araştırmakla yükümlü olmadığı gibi bu hususun fiilen mümkün bulunmadığı, davalı bankanın güven ilkesine göre çalışan ve bu nedenle işlemlerinden objektif olarak kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumluluk taşıyan tacir olduğu gerekçesiyle 5.891.92 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, her ne kadar mahkemeninde kabulünde olduğu üzere gerekli araştırmayı yapmadan çek hesabı açan davalı banka kusurlu ise de, dava konusu olayda akdi ilişkiye girdiği kişiyi iyi seçmemekte davacının da mütefarik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu husus nazara alınarak, mütefarik kusur oranının tespiti ile buna göre tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13898, K. 2012/4708, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama