KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13916 E., 2012/4748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2010 tarih ve 2008/176-2010/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, prefabrik inşaat alanında faaliyet gösteren ve 05.01.1984 tarihinde Ankara Ticaret Sicil Memurluğu'na tescil edilmiş olan müvekkili şirketin 2005/31002 nolu ''ARYOL'' markasını 6. sınıfta yer alan emtialar yönünden TPE nezdinde tescil ettirmiş iken, müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren ve 1995 yılında Antalya Ticaret Sicil Memurluğu'na kaydedilen davalı şirketin 19,37 ve 42. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere 07.09.2006 tarihinde başvurarak ''ARYOL'' markasını kendi adına tescil ettirdiğini,
faaliyet alanları aynı olan taraf şirketlerin markalarının kapsadıkları ve mal ve hizmetlerin de benzer olup, karışıklığa ve iltibasa yol açtığını, müvekkilinin ticaret ünvanı ve marka üzerinde öncelikli ve üstün hak sahipliğinin bulunduğunu belirterek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının ticaret ünvanından ''ARYOL'' ibaresinin çıkarılarak müvekkili unvan ve markasına tecavüzün men'ine, hükmün yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ticaret ünvanlarının ayırt edici unsurları ile birlikte birbirlerinden farklı olduğu gibi taraf markalarının da benzer olmadığını, farklı sınıflarda tescilli bulunduğunu, davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları KHK m.8/1-b anlamında benzer olmakla birlikte, davalının ticaret ünvanı bakımından tescilden 13 yıl sonra terkin davası açılmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı, bu talep yönünden davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ticaret ünvanının terkini ve hükmün ilanı ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı vekillerinin ayrı ayrı tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13916, K. 2012/4748, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama