KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14145 E., 2012/4823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2010 tarih ve 2010/62-2010/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup, dava konusu meblağ 14.510 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı bankaya devredilen Anadolu Bankası arasında ömür boyu aylık gelir sözleşmesi imzalandığını, davalı Banka tarafından sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme hükümleri doğrultusunda davalıya ödenen 10.000-DM.yerine onun yatırılış tarihlerindeki döviz alış tutarındaki –TL-karşılığının ödenmek istenmesinin ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile tahsilini, olmadığı takdirde sözleşmenin fesih tarihi olan 30.1.2002 tarihi itibariyle karşılığı olan 5.759,07-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmesi feshedilerek faizli bakiyesi olan 976.73,-TL'nin hesabına havale edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava tarihi itibariyle toplam alacağın 1.570.97-TL olduğu gerekçesiyle, bu miktarın davalıdan tahsiline, 850,32 TL'lik asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Daire'mizin 9.11.2009 tarihli ilamı ile davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 850,32 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2010 yılı itibariyle 1.430,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 23/06/2010 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Dava, bankacılık hukukundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı tarafça 5.759.07 TL’nın faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 850,32 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda istemin kabul edilen kısmının yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14145, K. 2012/4823, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama