KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14147 E., 2012/4742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.03.2010 tarih ve 2009/2 - 2010/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2006/19618 nolu ''tatlı fırın +şekil'' ibaresinin marka olarak tescili için TPE'ne yaptığı başvuruya, müvekkiline ait çok sayıda marka ve tasarımlar gerekçe gösterilerek itiraz edilmiş ise de, itirazın reddedildiğini, davalı marka başvurusunun şekil unsurunu oluşturan karakterin müvekkili markalarında şekil unsurunu oluşturan karakter ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvuru konusu marka ile müvekkili markalarının aynı ve benzer sınıfları kapsadığı ve tüketici kitlesi dikkate alındığında markaların ayırt edilmesinin imkansız hale geldiği,
müvekkiline ait markalardaki şekil unsurlarının aynı zamanda FSEK anlamında orijinal eserler olup, benzerinin kullanılmasının telif haklarına tecavüz teşkil edeceğini, davacı markaları ile markaların esas unsuru olan çizgi karakterlerin tüm dünyada tanındığını belirterek YİDK kararlarının iptaline, davalı marka başvurusunun tescili halinde şekil unsurunun bu mümkün değil ise tümüyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, taraf markalarının bir bütün olarak bıraktıkları izlenim bakımından benzer olmadıklarını, davacı markalarında şekil ile birlikte yazılan ibarelerin markaların esas ve hakim unsuru olduğunu, gülen yüz figürünün piyasada yaygın kullanımı olan ayırt ediciliği ve kaynak gösterme gücü zayıf olan bir şekil olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusundaki şekil unsuru olan karakterin davacının markalarında seri olan çok sayıdaki karakterin devamı olarak algılanma olasılığının yüksek bulunduğu, zira karakterin çizim,
üslup, tarz, bıraktığı genel izlenim olarak ayırt edilemeyecek düzeyde benzer değil ise de yüksek düzeyde benzer veya en azından çağrıştırma suretiyle ticari, idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yanılgısına sebep olacak düzeyde benzer olduğu, ürünlerin ortalama alıcıları dikkate alındığında karıştırma ihtimalinin oldukça yüksek bulunduğu, KHK'nin 8/1-b hükmünde belirlenen tescil engelinin gerçekleştiği, buna göre davacı markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı başvurusu hükümden düşmekle tescil gerçekleşmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14147, K. 2012/4742, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama