KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14569 E., 2011/11688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2009 tarih ve 2007/450-2009/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar ... ve .... vekili, müvekkilleri ile davalılar arasında düzenlenen borcun nakli ve devir sözleşmesi ile devraldıkları borçları öderken davalılar tarafından müvekkilleri hakkında icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise davacılar ... ve ... vekili, müvekkilleri tarafından başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosya içinde mevcut protokol ile ödeme belgelerinin incelenmesi sonucunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen dava dosyası davacıları vekilinin tüm, asıl dava dosyası davacıları ile birleşen dava dosyası davalısı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava limitet şirket hisse devri nedeniyle taraflar arasında düzenlenen protokol hükümlerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. Limitet şirket hisselerini devreden alacaklılar tarafından, devralan borçlular hakkında, taraflarca yapılan protokol hükümleri uyarınca icra takibi başlatılmış, borçlularca yapılan itiraz üzerine söz konusu takip durmuş, borçlularca söz konusu takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti istemiyle menfi tespit davası açılmış, bunun sonrasında alacaklılar tarafından itirazın iptali istemi ile açılan dava ile menfi tespit istemli dava dosyaları birleştirilmiştir. Mahkemece
yapılan yargılama sonunda, taraflarca açılan davaların kısmen kabulü ile alacaklılarca başlatılan takibin 17.095,24 TL üzerinden devamına ve borçluların bu miktar dışında borçlarının bulunmadığının tespiti ile birleşen dava dosyası davalısı...hakkında söz konusu alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karşın, görüşüne başvurulan bilirkişi tarafından ibraz olunan raporda da değinildiği üzere, asıl dava dosyası davalıları olan alacaklılar tarafından yapılan ve bankalara olan kredi borçlarını içerir 6.096,02 TL toplam tutarlı ödemelerin icra takibinden sonra yapıldığı bildirilmiştir.
Nitekim dosya içeriğindeki belgeler de bu hususu doğrulamaktadır. Bu durumda, söz konusu ödeme itirazın iptali davası ile başlatılan icra takibine münhasır olarak açılan menfi tespit davasında değerlendirilmeksizin, icra takip tarihi itibari ile alacaklılar tarafından itfa edilip, rücu koşulları oluşmayan söz konusu ödeme de alacağa dâhil edilmek suretiyle yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, birleşen dosya davalısı tarafından, hakkında yapılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulle sonuçlandığı ve takip tarihi itibari ile alacağın likit olmayıp, yapılan yargılama sonunda belirlendiği göz önüne alınmaksızın, adı geçen davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14569, K. 2011/11688, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama