KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14607 E., 2012/5557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/07/2010 tarih ve 2009/255-2010/917 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiğini, iki adet fatura tutarının birkısmının davalı tarafından ödendiğini ancak ödenmeyen bakiyesi 5.451,40 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davaya konu ettiği faturalara ilişkin taşımaların sözleşmede öngörülen sürelerden sonra ifa edilmesi nedeniyle müvekkilinin davacıya iade faturası tanzim ettiğini ve borç bakiyesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından yapılan taşımanın sözleşme hükümlerine uygun olarak süresinde ifa edilmemesi nedeniyle davalı tarafından tanzim olunan iade faturalarının sözleşmeye uygun olduğu ve davalıdan talep edilecek borç bakiyesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, taşımanın süresinde yapılmaması nedeniyle davalı tarafından tanzim olunan iade faturalarıyla davaya konu borcun sona erdiği kabul edilerek davacı tarafın navlun alacak bakiyesinin bulunmadığına karar verilmiştir. Ancak, iade faturalarının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak tanzim edilip edilmediği konusunda yeterli araştırma yapılmadığı gibi taşıma konusunda uzman olmayan bilirkişinin denetime imkan vermeyen raporuna dayalı olarak hüküm kurulmasının yerinde olmadığı da açıktır.
Bu itibarla mahkemece, öncelikle 19.09.2008 ve 29.09.2008 tarihli faturalara konu taşımaya ilişkin yabancı dilde tanzim olunan belgelerin tercümesinin dosyaya ibrazı sağlanarak taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine uygun bir taşımanın davacı tarafından ifa edilip edilmediği tespit edilerek, davalı tarafından tanzim olunan iade faturalarının borcu sona erdirecek geçerliliğinin bulunup bulunmadığının denetime imkan verecek şekilde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14607, K. 2012/5557, 6 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama