KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14707 E., 2012/6006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.07.2010 tarih ve 2010/264-2010/518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın Türkiye’den İspanya’ya yapılan taşınmasının davalı şirket tarafından yerine getirildiğini, taşıma konusu emtianın uçaktan tahliyesi sırasında yapılan kontrollerde üç adet kolinin kapaklarının açılmış olduğunun belirlendiğini, hasarın emtianın davalının sorumluluğu altında bulunduğu sırada meydana gelmesi nedeniyle davalı taşıyanın hasarın tamamından sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından poliçeye dayalı olarak sigortalıya 6.462,88 TL hasar tazminatı ödenmek suretiyle sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 850,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce görev yönünden bozulması sonrasında, yeniden yapılan yargılamada, davalı firmanın hasardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı acenteye karşı taşıyana izafeten işbu davasını açmış olup, navlunun davalı acente tarafından tahsil olunduğu dosyaya ibraz olunan faturadan anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, havayoluyla uluslararası taşıma esnasında oluştuğu ileri sürülen riziko nedeniyle rücuen açılan davanın taşıyıcı aleyhine açıldığı kabul edilerek somut olayda taşıyıcının sorumluluğunun bulunup bulunmadığının Varşova Konvansiyonu hükümleriyle tespiti gerekirken yazılı şekilde taşıma konusundaki uzmanlığı belirlenemeyen bilirkişinin uyuşmazlığı çözmede yetersiz raporuyla hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14707, K. 2012/6006, 13 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama