KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14763 E., 2012/5256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2010 tarih ve 2008/1910-2010/1462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde nakliyat tenezzüh tekneleri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkiline ait teknenin motorunun çalındığını, poliçede tekne ve donanımı için 5.000,00 TL, motor ve teçhizat için 4.500,00 TL teminat gösterilmiş ise de, davalı tarafça teminatın tam ziya halini kapsadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını belirterek tekne motoru için sigorta poliçesinde gösterilen 4.500,00 TL sigorta tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin tam ziya haline münhasır olarak yapıldığının poliçenin ön yüzünde açıkça belirtildiğini, poliçede başkaca bir özel şart da ilave edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, poliçede hırsızlık hasarının istisna olarak belirtilmediği, sigorta bedelinin 9.500,00 TL olarak gösterilerek bunun 5.000,00 TL'sinin tekne ve donanımına, 4.500,00 TL'sinin motor ve teçhizatına ayrıldığı, motorun çalınmakla ziyaa uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.500,00 TL'nın 24.06.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat tenezzüh tekneleri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacıya ait teknenin yanlızca motorunun çalınmasının poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu hususta, dosya kapsamında düzenlenmiş olan 11.06.2009 tarihli ilk bilirkişi raporunda, tekne poliçesinin teminat türlerinden tam ziya halini kapsadığı, somut olayda tam ziya durumu söz konusu olmayıp, hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığı belirtilmiş, aynı bilirkişiden alınan 28.01.2010 tarihli ek raporda ise, ilk raporda belirtilen görüş ve kanaatlerin aynen tekrarlandığı belirtilmiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporu ve ek rapora itibar edilmeyerek alınan 20.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda ise, tam ziya teminatında hırsızlık hasarının teminat kapsamında yer aldığı ve bu nedenle oluşan hasarın talep edilebileceği yönünde görüş bildirilmiş ve mahkemece bu rapora itibar edilerek hüküm
kurulmuş ise de, alınan ilk bilirkişi raporu ve ek rapor ile 20.05.2010 tarihli son bilirkişi raporu arasında çelişki olduğu, hükme esas alınan 20.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda uyuşmazlığın hırsızlık hasarı yönünden değerlendirilmekle birlikte, asıl uyuşmazlık konusu olan teknenin yanlızca motorunun çalınması olayının sigorta poliçesi, poliçe genel ve özel şartlar ile sigorta hukuku yönünden detaylı bir şekilde irdelenmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, tekne sigortası konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti aracılığı ile dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı lehine bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14763, K. 2012/5256, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama