KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14767 E., 2012/5174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2010 tarih ve 2009/209-2010/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...'un sigorta ettiren, ...'nun sigortalı olduğu "evinizin güvencesi sigorta poliçesi"nin davalı tarafından düzenlendiğini, 02.10.2007 tarihinde sigorta ettirilen evde hırsızlık gerçekleştiğini, ...'un yurt dışından gelerek sigorta şirketine başvurduğunu ancak olayın hırsızlık değil emniyeti suistimal olarak gerçekleştiği gerekçesiyle zararın ödenmediğini, oysa evin anahtarının birine teslim edilmiş olmadığını, sigorta şirketinin, davalının evinde anlaşmalı olarak hırsızlık olayı gerçekleştirdiğini ima ederek hakarette bulunması nedeniyle müvekkili İlhan'ın manevi çöküntüye uğradığını ileri sürerek,
sigorta bedeli olarak 20.000 TL, davalı İhan'ın uğradığı manevi sarsıntı nedeniyle 5.000 TL manevi tazminatın hırsızlıklık tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı ...'in yer aldığını, diğer davacının ise hiçbir sıfatı bulunmadığını, eve hiçbir zorlama emaresi olmadan girildiğini, ev eşyalarının İlhan'a ait olduğunu, ancak sigorta ettirene ve kendisiyle birlikte oturan aile bireyleri veya birlikte yaşadığı kişiler ve çalışanlara ait şeylerin sigorta kapsamı içerisinde kaldığından hasarın teminat içi kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ceza soruşturması içeriğine göre davacı ...'un bu evde yaşamadığı, yurtdışında ikamet ettiği, davacı ...' na ait eşyaların sigorta kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği, evin anahtarının ve evdeki eşyaların dava dışı sanıklara emanet edildiğine ilişkin hiçbir delil ve belge bulunmadığı, temerrüdün ekspertiz raporu kayıt tarihine 30 gün ilavesi ile 05.11.2007 tarihinde oluştuğu, davacı ...'ın manevi zararının teminat haricinde olduğu gerekçesi ile, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 7.288,44 TL'nin 05.11.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve davacı ...'ın manevi tazminat istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davaya dayanak yapılan poliçenin 1. sayfasında her ne kadar sigortalı olarak davacılardan ... gösterilmiş ise de, poliçenin 3. sayfasını sigortalı sıfatıyla diğer davacı ... imzaladığı gibi, rizikonun gerçekleşmesinden sonra yetkili mercilere başvuran da davacı İhan'dır. Ayrıca ceza davasında dinlenen tanıklar da evin ve eşyaların İlhan'a ait olduğunu beyan etmişlerdir.
Mal sigortaları bakımından bir kişinin sigortalı sıfatını alabilmesi için menfaat sahibi olması gerekir. Mahkemece ...'in, diğer davacı ...'a ait evden yapılan hırsızlık nedeniyle ne şekilde menfaat sahibi olduğu üzerinde durulmamıştır. Öte yandan, mahkemenin kabulünün aksine poliçede davacılardan ...'in değil İlhan'ın imzası bulunmaktadır. Yukarıda açıklandığı gibi ...'in eşyalar üzerinde ne şekilde hak sahibi olduğu ve sigorta yaptırmakta ne şekilde menfaat sahibi olduğu hususunda gerekçe gösterilmeden davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14767, K. 2012/5174, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama