KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14802 E., 2011/13981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2009 tarih ve 2008/151 - 2009/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete sigortalı doğal gaz hattının, davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında hasara uğradığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 13.659,44 TL'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı şirketin müvekkiline ait yağmur suyu kanalından boru hattı geçirdiğini, kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafından sigortalıya ait iki doğal gaz borusuna zarar verildiği, ilk hasarda davalının, izin almadan kazı yapması nedeniyle zararın tamamından sorumlu olduğu, ikinci hasarda ise ilk borunun onarımı sırasında, sigortalı çalışanlarının boruya boğma yapılması için etrafının kazılmasını talep ettikleri, bu sırada davalı tarafından tekrar başka bir boruya zarar verildiği, olayda davalı ve sigortalının % 50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 7.635,85 TL'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14802, K. 2011/13981, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama