KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14920 E., 2012/16628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 tarih ve 2009/153-2010/93 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan Yıldız Holding A.Ş. vekili Av. ... ile davacı Eti Gıda ve Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 23.03.2007 tarihinde diğer davalı TPE nezdinde yaptığı tescil başvurusuna konu “Maxio” ibareli markanın müvekkili adına tescilli ve tanınmış “MAXİMUS” ve “MAX” esas unsurlu markalar ve yine tanınmış “MAXİMUS” ibaresini içeren tasarımı ile iltibas yarattığını, müvekkili adına tescilli ve tanınmış olan markaların ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan “Maxio” ibaresinin aynı sınıflar için tescilini talep eden davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, sözkonusu marka başvurusuna ilişkin olarak davalı Kurum nezdinde yaptıkları itirazların reddine karar verildiğini,
verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun 2009-M-1563 sayılı kararının iptali ile tescil işlemleri devam eden “Maxio” ibareli markanın tescili halinde hükümsüz sayılarak markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davaya konu marka başvurusunun davacının itirazına gerekçe olarak gösterdiği markalar ile aynı ya da benzer olmadığını, müvekkili tarafından alınan kararların ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkiline ait marka ile davacı markalarının benzer olmadığını, ayrıca müvekkili adına önceden tescilli “Maximo” ve “Maxima” ibareli markaların bulunduğunu, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ortalama tüketicilerin “Maxio” ibaresini “MAXIMUS” veya “ETİMAX” olarak algılayamayacağı, davalının son başvurusunun konusu olan işaretin kendisine ait önceki markalar ile işletmesel bağlantılandırmayı tesis edecek ve onların serisi olarak algılamayı sağlayacak sescil ve görsel unsurları içerdiği, bunun yanında davacıya ait “ETİMAX” ve “MAXIMUS” ibareli markalara yanaşma, onların serisi içerisine girme, onların sahip olduğu imajı devralma amaçlı veya en azından bu sonuçları doğurmaya elverişli herhangi bir unsur içermediği,
bu nedenle başvuru konusu “Maxio” ibareli işaret ile davacının markaları arasında karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu durumda davacı itirazlarının reddine dair YİDK kararının hukuka uygun bulunduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14920, K. 2012/16628, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama