KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15062 E., 2012/6073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2006/303-2010/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı asli müdahiller ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile 29.09.2005 tarihli sözleşme uyarınca 1 yıl süreyle sigaraların taşınması işinin üstlenildiğini, ancak en son 06.12.2005 tarihinde sevkiyat yaptıklarını, ihtarlara rağmen davalının edimini yerine getirmediğini, bu nedenle 03.04.2006 tarihinde sözleşmeyi feshettiklerini, sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle müspet ve menfi zararlarının oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 2.000 TL’nın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahiller vekili, davalı ile yapılan taşıma sözleşmesinin ortak girişim grubu tarafından imza altına alındığını, davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, kar kaybından doğan 100.000 TL’nın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigara satışlarında düşüşler yaşanması nedeniyle yeterli üretim yapılamadığını, bu nedenle de taahhüt edilen taşımanın gerçekleştirilemediğini, taşıma yapılan süreye kadar gerekli ücretlerin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmeyle 8.065 tonluk sigaranın 966.000 TL’na 1 yıl süreyle taşınması konusunda anlaşıldığı, davacının adi ortaklık ilişkisi içerisinde sözleşmeyi tek başına feshetme yetkisinin bulunmadığı, bu durumda sözleşmenin 1 yıl süreyle devam ettiğinin kabulü gerektiği, hizmet işleri genel şartnamesinin 53/son maddesi uyarınca taşıyıcının % 5 bedel farkını talep edebileceği, bunun dışında başka bir zararın talep edilemeyeceği, müdahiller vekilinin kar kaybından doğan müspet zarar taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.999 TL müspet zararın davalıdan alınarak, davacı ve asli müdahillerden oluşan adi ortaklığa verilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, asli müdahiller ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı ve müdahiller vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak; dava eksik taşıma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davacı taraf 29.09.2005 tarihli sözleşmeyle 966.000 TL bedelle ve 8.065 ton taşımanın yaptırılması gerekirken, eksik taşıma yaptırıldığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşmenin 53/son maddesinde düzenlenen “ Sözleşme bedelinin % 80’inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır.
Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici karına karşılık olarak sözleşme bedelinin % 80’i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5’i kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir. “ hükmüne rağmen taşıtılması gereken 8.065 ton emtianın % 25 eksiği ve fazlasıyla taşınacağı gerekçesiyle taşınacak miktardan % 25 oranında indirim yapılarak hesaplama yapılmıştır.
Oysa, eksik taşıma halinde taşıyıcıya ödenmesi gereken miktarın hesaplanma şekli sözleşmenin 53/son maddesinde açıkça gösterilmiş olup, sözleşmedeki düzenlemenin aksine 8.065 ton taşımadan % 25 indirim yapılarak tazminat miktarının belirlenmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, davacı vekili dilekçesinde 2.000 TL’nın tahsilini talep etmiş, sonradan davacı ve müdahillerin adi ortaklık ilişkisi içinde uyuşmazlık konusu taşıma işini üstlendiği anlaşıldığından, anılan ortaklar davaya usulüne uygun olarak dahil edilmiş, harcını da yatırmak suretiyle 100.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemişler, davacı da artırılan bu miktara muvafakat etmiştir. Bu durumda, dava değerinin 100.000 TL’na çıkarıldığının kabulü gerekir. Bu itibarla, müdahiller vekilince artırılan miktar nazara alınmaksızın, davacının talep ettiği tazminat tutarı üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15062, K. 2012/6073, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama