KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15253 E., 2012/15342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/07/2010 tarih ve 2009/132-2010/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin finans sektöründe faaliyet sürdürürken 19.04.2001 tarihinden geçerli olmak üzere tescil ettirdiği "Family Finance ve Şekil" markalarını kullandığını, "Family" esas unsurlu markalarının hepsinin de müvekkili şirketin faaliyetleri ve hitap ettiği geniş halk kesimi göz önüne alındığında tanınmış markalar oldukları, davalı şirketin müvekkilinin tescilli markalarında esas unsur durumunda bulunduğu tartışmasız olan "Family" ibaresi ile açıkça iltibas yaratacak şekilde, söz konusu ibareyi tek unsur olarak ihtiva eden marka tescil başvurusunda bulunduğunu,
bu başvuruya karşı diğer davalı TPE nezdinde itiraz ettiklerini ancak davalı kurumun itirazlarını reddettiğini ileri sürerek, 17.09.2004 tarih ve M-1772 sayılı TPE YİDK kararının iptaline, "Family" esas unsurlu markanın tanınmış marka olduğunun hükmen tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, davalı şirkete ait "Family" ibareli başvurunun davacı şirkete ait markalardan farklı mal ve hizmetleri kapsadığını ve bu nedenle iltibasa yol açmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre markaların esas unsur olan "Family" ibaresi açısından benzer olduğu, ancak farklı mal ve hizmet sınıflarında tescil edildiklerinden 556 sayılı KHK'nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında iltibas oluşturmayacakları, davacı markasının tanınmış marka olarak tespitini gerektirecek herhangi bir kanıtın bulunmadığı,
toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşsa bile bu tanınmışlığın davalı başvurusu ile aynı olan esas unsuru nedeniyle değil, eklenen yardımcı "Finans" ibaresiyle gerçekleştiği, ayrıca tanınmışlığa ilişkin salt tespit ve tescil istemlerinin doğrudan dava yolu ile ileri sürülemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, karar Dairemizce onanmış, ancak davacı vekilinin, karar düzeltme istemi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak ek bilirkişi raporu alınmış ve toplanan tüm dellilere göre tanınmışlığın tespiti istemi yönünden daha önce verilen ret kararının bozma kapsamı dışında bırakılması nedeniyle kesinleştiği, davacıya ait "Family" ibareli markaların, özellikle bankacılık ve finans sektörü yönünden tanınmış olduğu, ancak, dava konusu 10, 35/05, 06 sınıflardaki mal ve hizmetlerin, davacı markalarının tescilli olduğu 35, 36, 37, 38, 40 ve 42. sınıflardaki hizmetler ile örtüşmediği gibi, "Family Finans" ibaresinin bir bütün olarak tüketicinin aklına davacı markasını getirdiği,
"Family" ibaresinin ise İngilizce'de "aile" anlamına gelip, davacı markasını akla getirmediği, davalının tamamen farklı sektördeki mal/hizmetler ile ilişkilendirilmesi ve bunun sonucunda, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi, itibarına zarar vermesi ya da onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin bulunmadığı, bu nedenle, işaretler benzer olmakla birlikte, davacının KHK'nin 8/4. maddesine dayanarak, davalı başvurusunu engellemesi, tescil edilmiş başvurunun hükümsüzlüğünü talep etmesinin hukuken olanaklı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15253, K. 2012/15342, 5 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama