KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15261 E., 2012/14363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2010 tarih ve 2008/247-2010/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “CUSTO BARCELONA” ibareli marka başvurusuna davalı Özname Kuyumculuk.. Ltd.
Şti'nin 14. sınıfta tescilli “gusto” ibareli markasını dayanak göstererek yaptığı itirazın davalı TPE tarafından kabul edildiğini, davacının yeniden inceleme talebinin ise YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa, davalı şirkete ait "Gusto" markası ile müvekkiline ait “custo barcelona” markasının anlam, genel izlenim ve yarattığı etki itibariyle benzer olmadığı gibi, hitap ettiği alıcı kitlesinin farklı olması nedeniyle halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, iki firma arasında irtibat kurulmasının mümkün olamayacağını,
öte yandan davacıya ait “custo barcelona” markasının uzun yıllardır yurtdışında ve Türkiye’de kullanılmakta olup, özellikle giysiler, kuyumculuk eşyaları, deriden mamuller ve kişisel bakım ürünleri üzerinde tanınmış bir marka olduğunu, Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi kapsamında tanınmış marka korumasından faydalanması gerektiğini, kaldı ki başvurunun 556 sayılı KHK’nin 8/IV maddesi anlamında da tanınmış marka olduğunu, nitekim davacının “custo barcelona” ibareli başka markalarını dayanak göstererek ve tanınmışlık iddiası ile,
başkaca firmalar tarafından yapılan marka başvurularına yaptığı itirazların TPE tarafından kabul edildiğini ileri sürerek, 06.05.2008 tarihli 2008-M-2820 sayılı TPE YİDK kararının iptalini, başvuru konusu markanın kapsamındaki tüm mallar yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının başvurusunun esas unsurunun "Custo", itiraza mesnet markanın ise "Gusto" ibarelerinden oluştuğunu,markaların telaffuz ve biçim yönünden karıştırma ihtimalini içerecek şekilde benzer olduklarını, davacının markasının yurtdışında tanındığını ispatlayamadığı gibi, markanın Türkiye'de de bilinmediğini savunmuştur.
Davalı şirket vekili,başvuru ile müvekkiline ait markanın iltibasa neden olacak kadar benzer olduğunu, zira davacı şirketin daha önce tescil ettirdiği “custo, custo line, custo barcelona" ibareli markalarının bulunduğunu,bu durumun davacının marka olarak “custo” kelimesinde yoğunlaştığını gösterdiğini, müvekkili markası ile davacının başvuru markası arasında tek harften oluşan bu farkın markalarını benzerliğini ortadan kaldırmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15261, K. 2012/14363, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama