KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15289 E., 2012/5235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.09.2010 tarih ve 2010/299-2010/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin sigortalısı...’in geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle müvekkil şirket bünyesinde faaliyet gösteren hastaneye kaldırılarak tedavi edilmiş olduğunu, anılan şahsın davalı şirketin özel sağlık poliçesi kapsamında sigortalısı olduğunu, davalının sigortalının tedavi giderlerini özel sağlık poliçesi şart ve limitleri dahilinde üstleneceğini kabul, taahhüt ve garanti ettiğini, ancak davalı şirketin önceden kabul ve taahhüt ettiği ödemeyi yapmadığını, başlatılan icra takibine karşı da davalı şirketin itirazda bulunduğunu, itirazın haksız olduğunu,
davalının özel sağlık sigortası kapsamında verdiği onay doğrultusunda yapılan tedavi giderlerinden sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının isteminin Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genelgesi uyarınca fahiş olduğunu, bu genelge uyarınca faturalandırma yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair kurduğu hüküm, Dairemizin 03.12.2009 tarihli, 2008/7755 E., 2009/12422K. Sayılı ilamı ile alacak likit olduğundan davacı taraf yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş olup, bozma ilamına uyan mahkemece davanın kabulüne, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15289, K. 2012/5235, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama