KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15371 E., 2012/6158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/07/2010 tarih ve 2009/31-2010/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1934 yılından beri kullandığı Işık ibareli markanın müvekkilinin kurumlarıyla özdeşleştiğini, müvekkiline bağlı "Fevziye Mektebi" isminin "Işık lisesi" olarak 1934 yılında değiştirildiğini, 1996 yılında yine müvekkiline bağlı okullarda Işık Üniversitesinin kurulduğunu, 2006 yılında müvekkili vakfının ismini TPE'ye tescil ettirmek üzere müracaat ettiklerinde davalı şirketin markası ile karşılaştıklarını, davalının bu markayı kullanmasının haksız olduğunu, aynı isimde okulların bulunmasının iltibasa neden olduğunu ileri sürerek, davalı kurumun hizmet markalarının hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacının "Işık" ibaresini tescil ettirmediğini, müvekkilinin 1996 ve 2006 yıllarında tescil işlemlerini yaptığını, müvekkilinin tescilli markalarını Sakarya ili sınırlarında eğitim faaliyetlerinde kullandığını, davacının eğitim faaliyetlerinin etkilenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kasamına göre davacının Işık kelimesini yoğun şekilde kullanarak bu kelimeye ayırtedicilik kazandırarak ülkede maruf hale getirdiği, ancak maruf hale gelen markaları tescil ettirmediği, davacı kurumun 556 SY KHK 8. maddesindeki itiraz hakkını kullanmadığı, bunun yanında davalı şirketin de tescilli markası bulunduğunu ileri sürerek davacıdan davaya konu ibareleri kullanmasına son vermesini istemediğini, davacının davalının markasının tescilinin üzerinden 9 yıl geçtikten sonra marka tescil talebinde bulunduğu,
davalının kullandığı markanın davacı vakfın kulandığı markalardan farklı bir ayırt edicilik kazandığı ve davalının sadece Sakarya'da faaliyette bulunduğu, davalının markalarındaki esas unsur "Sakarya ve Işık" ibareleri iken davacının markalarındaki esas unsurların "Işık, 1885 ve fvm" oldukları, davalının 1993 yılından beri kullandığı Sakarya Işık ibarelerini 2. markasında da unsur olarak kullanarak kazanılmış bir hak elde ettiği ve davacının uzun süre sessiz kalarak marka üzerindeki koruma hakkını kaybettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15371, K. 2012/6158, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama