KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15394 E., 2012/19638 K.·Mahkemesi : İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.07.2010 tarih ve 2008/123-2010/105 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı Şirket Temsilcisi...ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 'KLORAK' ibareli, davalının ise 'POLAKS' ibareli markası bulunduğunu, anılan marka ile uzun yıllardır çamaşır suyu üretimi yaptıklarını, davalının ambalajlarında 'KLOR' ibaresini ön plana çıkaracak ve iltibas oluşturacak şekilde kullanımda bulunduğunu, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, 15.000 TL maddi ve 5.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ambalaj kullanımlarında iltibas tehlikesi bulunmadığını, klor ibaresinin herkesin kullanımına açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak şekilde ürün ambalajlarında kullandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, 2.263,57 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı taraf ıslah dilekçesiyle 556 KHK’nin 66/c maddesi uyarınca tecavüz edenin markayı lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kulanmış olması halinde ödemesi gereken bedel üzerinden tazminat talebinde bulunduğu halde, bu hususta değerlendirme yapılmaksızın 66/b maddesi gereğince bilirkişilerin tespit ettiği miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15394, K. 2012/19638, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama