KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15629 E., 2012/6151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 tarih ve 2009/145 - 2010/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "CİNCİNCİNCİN+ şekil" ibareli 33. sınıf ürünler içeren ve "TEKEL CİNCİNCİNCİN+şekil" ibareli 33. sınıf ürünleri içeren markaların sahibi olduğunu, anılan markaların serisi niteliğinde ve kazanılmış hakları kapsamında düşünülebilecek bu kez şekil içermeyen "CİNCİNCİNCİN" ibareli işaretin 33. sınıfta yer alan alkollü içecekler emtiaları için tescili amacıyla 12.05.2008 tarihinde marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, başvurunun davalı şirkete ait "CİNCİN" ibareli 32 33. sınıf ürünleri içeren marka mesnet alınarak 556 sayılı KHK'nin 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, YİDK'ya yapılan itirazın da reddolunduğunu,
kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini ve redde mesnet alınan, müvekkilinin markaları ile iltibas yaratan markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, başvurunun reddi kararının hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Diğer davalı vekili, davacı adına tescilli markalar ile müvekkilinin markaları arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, kapsamlarındaki ürünleri de farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan markanın görsel ve sescil olarak iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer oldukları, davacı başvurusunun önceki markalarının serisi olarak algılanmasında tereddüt bulunmayan bir işaret olduğu, davacının önceki tarihli 4 adet CİN kelimesini içeren
markasının asıl ve ayırt edici konumunda bulunan 4 adet CİN kelimesinin bu kez sadece sözcük olarak yazılmasının kendisi aleyhine sonuç doğurmasının hakkaniyete uygun düşmeyeceği, davacının önceki markalarının serisi niteliğinde bulunan bir marka tescil başvurusunun, önceki markaları ile iltibasa sebebiyet verdiği halde tescil olunmuş bir markaya dayanarak reddedilmesinin mümkün olmadığı, başvurunun reddine dair YİDK kararının hukuka uygun düşmediği,
markaların benzer, ürünlerin aynı tür olması ve bağlantı kurma ihtimali dahil iltibas tehlikesinin mevcudiyetinin kaçınılmaz bulunması sebebiyle, davacının öncelik haklarına sahip markalarına dayanarak, davalının 2005/50680 sayılı markasının hükümsüzlüğünü isteme hakkının da bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, TPE Başkanlığı'na karşı açılan davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, diğer davalıya karşı açılan davanın da kabulü ile davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE Başkanlığı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15629, K. 2012/6151, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama