KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1566 E., 2011/10907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2009 tarih ve 2008/1230 - 2009/2010 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili, davalı bankanın kredi kartını kullanmakta iken, adına sahte kimlikle Mithatpaşa/Ankara Şubesinde bir hesap açıldığını, bu hesaba davacının kullanmakta olduğu kredi kartından nakit çekilerek havale yapıldığını, müvekkilinin, kredi kartına borç olarak gösterilen bu parayı ödemek zorunda kaldığını, şikayet üzerine davacı adına bu işlemi yapan kişilerin yakalanarak haklarında ceza davası açıldığını, güvenlik için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen ve sahteliği kolayca anlaşılabilecek kimlik belgesi ile işlem yapan bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 5.000 TL'nin olay tarihi olan 22.03.2007 tarihinden tibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesap açılışında, genel bankacılık kuralları ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını, her hesap açılışı öncesi bankanın, kullanılan kimliğin sahte olup olmadığını kontrol etmesinin ticari hayatın olağan süratli akışına engel teşkil edeceğini, dava dışı 3. kişinin sahtecilik eyleminden dolayı bankanın sorumluluğunu gerektiren illiyet bağının da kesilmiş olduğunu, aksine şifresinin üçüncü kişilerin eline geçmesine ve kartından nakit çekilmesine sebebiyet veren davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 4.995,14 TL'nin 22.03.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1566, K. 2011/10907, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama