KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15695 E., 2011/4085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2008 gün ve 2006/135-2008/164 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.09.2010 gün ve 2008/13789-20109468 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin düdüklü tencereler için kolay açılır kapanır emniyetli kapak buluşu için TPE nezdinde 27.11.2000 tarihinde patent başvurusu yaptığını, aynı sistem için 05.05.2003 tarihinde TPE nezdinde patent başvurusunda bulunan davalı şirketin aynı zamanda müvekkili şirket tarafından geliştirilen sistemi ürettikleri tencere kapaklarında bire bir taklit ederek kullandıklarını, 551 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca müvekkiline ait buluş için davalının patent başvurusunda bulunmasının patentin gaspı olduğunu ileri sürerek, anılan kararnamenin 129. maddesi gereği davalı şirket tarafından yapılan başvurunun hükümsüzlüğüne, yarattığı haksız rekabetin önlenmesine ve buna ilişkin tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflara ait başvuru aşamasındaki buluşların farklı olduğunu, davacının başvurusuna konu buluşun yeni olmadığını ve tekniğin bilinen durumunu aşmadığını, bu nedenle buluşun gerçek sahibi olmadığından patent isteme hakkına sahip bulunmadığını, davacının haksız rekabet yaratıldığı iddiasının da her türlü maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece , yargılama sırasında her iki patent başvurusunun sonuçlandığı ve patentlerin TR 2000 03516 B ve TR 2003 00605 B numarası ile tescil edildiği, alınan bilirkişi raporlarında her iki buluşun da aynı teknik sorunu çözdüğü, buluşta istemlerde yer alan tekniğin aynı sorunu farklı etki yaratacak farklı tekniklerle çözdüğünün belirlendiği sonucuna varılarak davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15695, K. 2011/4085, 8 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama