KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15698 E., 2012/6166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.07.2010 tarih ve 2008/150-2010/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan .... ve ...'nın müvekkili bankanın genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları dönemde kredi tesisinde, kredi kullandırılmasında ve teminata bağlanmasında bankacılık teamüllerine ve bankalar yasasına aykırı hareket ederek banka öz kaynaklarını riske atmak suretiyle banka zararına yol açtıkları ileri sürerek 654.415,94 TL ve 9.262.435 USD tutarındaki zararın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın TTK 309'uncu maddesi gereğince zamanaşımına uğradığı, müvekkillerinin bankacılık teamüllerine, bankalar yasasına ve mevzuata aykırı hareket ettiklerine dair herhangi bir delil bulunmadığı, iddiaların doğru olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı tarafça bankanın eski yöneticileri olan davalıların bankayı zarara uğrattıkları iddia edilerek tazminat talep edildiği, TTK'nun 341'inci maddesi uyarınca banka yöneticileri hakkında dava açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması ve davanın denetçiler tarafından asaleten ya da vekil aracılığı ile açılması gerektiği, bu koşulun dava şartı olmayıp sonradan tamamlanabileceği,
davacı tarafça eski yönetim kurulu üyeleri olan davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin açılan davaya muvafakati içerir 04.05.2009 tarihli genel kurul toplantı tutanağı sunulmuş ise de daha önce verilen süreler ile 03.05.2010 tarihli celsede verilen kesin süreye rağmen dava tarihi itibari ile görevli olan şirket denetçilerinden vekaletname alınarak sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
TTK.'nın 341'inci maddesi uyarınca yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurulunun bu konuda karar alması ve davanın da denetçiler tarafından açılması yahut denetçilerin açılan davaya muvafakatlarının sağlanması gerekir. Bu dava şartı olup, öncelikle bu hususlar irdelenmelidir. Mahkemece dava tarihi itibariyle görevli olan murakıplardan vekaletname alınarak sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan madde uyarınca dava açmak murakıplara ait olup, maddede davanın dava tarihindeki murakıplar tarafından açılacağına dair bir hüküm mevcut değildir. Dava dosyasına banka murakıpları tarafından düzenlenen vekaletname sunulduğuna göre mahkemece uyuşmazlığın esası ile ilgili hüküm kurmak gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15698, K. 2012/6166, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama