KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15704 E., 2012/6167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/06/2010 tarih ve 2010/92-2010/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin resim ve antika eşya sergisi ve müzayede düzenlediğini, bu organizasyonun önceden belirlenen yaklaşık 2500 kişiye bildirilmek istendiğini, davalı ile davetiyelerin dağıtımı hususunda anlaştıklarını, davalının kendisine teslim edilen davetiyeleri 24 saat içinde alıcısına teslim etmesi gerekirken, çok az sayıda davetiyenin 24 saat içinde alıcısına ulaştırıldığını, daha sonra yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının ücret talebinde bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinden alacağı bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirket birimlerinde listelerde alınan gönderilerin mesafeye bağlı olarak ulaştırılma süreleri içinde alıcılarına usulüne uygun olarak teslim edildiğini, akabinde hizmet mukabili kesilen faturaların davacı tarafa teslim edildiğini, faturalara süresi içinde itiraz edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 2'inci maddesi, dava dışı PTT.'ye tanınan posta tekeli hakkını düzenlemekte olup, açık ve kapalı mektuplar ile üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların taşıma ve dağıtımının PTT.'ye ait olduğunu açıkça bildirildiği, taraflar arasındaki davetiye taşıma sözleşmesi bu yasal düzenlemeye göre, PTT'nin görevine girdiği, davalı şirket kendi görevine girmeyen bir taşıma işlemine ilişkin sözleşme yaptığı, BK.'nın 19 ve 20'inci maddeleri dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin mutlak butlan ile batıl olduğu,
davalı şirketin alacağına dayanak yaptığı faturanın yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacının 12.11.2003 tarihli faturadan dolayı, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15704, K. 2012/6167, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama