KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15959 E., 2012/7910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/06/2010 tarih ve 2010/228-2010/355 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açılmış bulunan vadeli döviz mevduat hesabındaki parasının müvekkilinin hiçbir talep ve talimatı olmadan Efektifbank Off Shore Ltd.Şti. adlı bankanın hesabına aktarıldığını, yapılan bu işleme muvafakatinin olmadığını, parasının ödenmesi için davalıya uyarıda bulunmasına rağmen davalının ödemediğini ileri sürerek,
asıl davada müvekkili tarafından Sümerbank A.Ş.’nin Kozyatağı Şubesi'ne yatırılan 10.000 USD alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 USD’nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise müvekkiline ait mevduatın Sümerbank yetkilileri tarafından müvekkilin iradesi dışında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde faaliyette bulunan Efektifbank Off Shore Ltd.Şti.’ne havale edildiğini, davalı banka nezdindeki alacağının banka cüzdanı ve banka kayıtları ile sabit olduğunu ileri sürerek,
şimdilik 5.001,00 TL tutarındaki alacağın davalı bankadan tahsiline ve alacaklarının davalı bankadan tahsilinin mümkün olup olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Oyakbank A.Ş. (TMSF) vekili, davacının parasının müvekkili banka aracılığı ile Efektifbank Off Shore Ltd. Şti.’ne gönderildiğini bildiğini, davacının istediği paranın müvekkili bankanın hesaplarında bulunmadığını, paranın Efektif Off Shore Ltd.Şti hesaplarında olduğunu, müvekkilinin kendi hesabında bulunmayan bir paradan dolayı sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, dava dışı vekilin vekaletnamedeki yetkisine dayanarak yurt dışındaki Off shore bankasına yapılan havale işlemi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dosya yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının paranın Efektifbank Off Shore Ltd. Şti'nden tahsil edilemeyeceğinin sabit olması ile doğacağının ve bu itibarla da davanın zamanaşımı süresi dolmadan açılmış bulunmasına göre davalı TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı taraf davada diğer iddialarının yanında Sümerbank A.Ş.'nin Kozyatağı Şubesi'nde bulunan mevduatının talimatı olmadan fiktif işlemlerle Efektifbank Off Shore Ltd.
Şti. hesaplarına intikal etmiş gösterildiğini, bu şirketin paravan bir şirket olduğunu, paranın gerçekte Sümerbank'ta kaldığını hiçbir şekilde Off Shore bankasına gönderilmediğini, davalı Banka görevlilerinin yaptığı yönlendirme ve telkinlerin haksız eylem mahiyetinde olduğunu da ileri sürmüş ve her ne kadar Dairemizce emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda Türkiye'de mevduatın bulunduğu bankalar ile bunların yönetici ve çalışanlarının sorumluluğu cihetine gidilebilmesi için hesap sahibinin öncelikle Off Shore bankasına başvurması yolunda kararlar verilmiş ise de,
aradan geçen sürede Kıbrıs'ta kurulduğu belirtilen Off Shore bankasının yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olması sebebiyle bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu, bankanın alacakları karşılayacak bir mal varlığının bulunmadığı ve benzer durumda bulunan bir çok hesap sahibinin aciz vesikası aldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda davacının alacağını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı anlaşıldığı gibi, Dairemizin 2005/2234 E, 2006/3410 K ve 03.04.2005 tarihli ilamının (3) no'lu bendi de kabule göre bir bozma olması sebebiyle bu yöndeki bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış bir usulü müktesep hakkın varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın erken açılmadığının kabulüyle uyuşmazlığın esasına girilip,
bilirkişiler tesbiti değerlendirilip İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/55 Esas sayılı dosyasının akibeti de araştırılarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken asıl davanın erken açıldığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15959, K. 2012/7910, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama