KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/161 E., 2011/17844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2009 tarih ve 2008/41-2009/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13/12/2011 gününde davalılardan Yaşar Dondurma Gıda Maddeleri A.Ş avukatı Ömer Bora Erdem geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı ve diğer davalı vekilleri gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin davalı Enstitü’ye yaptığı başvuru sonucu “Maraş Dondurması” menşe adının coğrafi işaret olarak davalı şirket adına tescil edildiğini, müvekkili tarafından tescil aşamasında itirazda bulunulmasına rağmen davalı Enstitü’nün bu itirazları dikkate almadığı gibi davalı Enstitü’nün görüş talep ettiği Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı tarafından hazırlanan raporda tescilin davalı şirket adına yapılmasının olumsuz sonuçlar doğuracağına ilişkin görüş de dikkate alınmaksızın davalı şirket adına coğrafi işaret tescilinin yapıldığını, müvekkilinin faaliyet alanının dondurma üretimi olup,
aynı faaliyet alanında rakip bir firmaya müvekkili ve diğer dondurma üreticileri aleyhine haksız rekabet yaratacak şekilde “Maraş Dondurması” menşe adının coğrafi işaret olarak tescilinin rekabet ve ticaret hukuku ilkeleri ile iyiniyet esasına aykırılık oluşturduğunu, yapılan bu tescil işlemi ile anılan dondurmanın üretim usullerinin davalının tekeline bırakıldığını, ayrıca davalının 555 sayılı KHK’nin 20. maddesinde belirtilen denetleme görevini objektif şekilde yapmasının da imkansız olduğunu ileri sürerek,
davalı şirket adına “Maraş Dondurması” menşe adının coğrafi işaret olarak yapılan tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın 555 sayılı KHK’ye uygun olarak açılmış bir dava olmadığını, hükümsüzlük nedenlerinin sınırlı sayıda olduğunu, coğrafi işaretle ilgili denetimin objektif bir şekilde yapılamayacağına dayalı bir hükümsüzlük nedeninin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin gerekli denetim işlemlerini yaptığını ve bu konuda bir sistem de kurduğunu, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı TPE vekili, müvekkili Kurum tarafından alınan kararın usul ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu coğrafi işaretin 555 sayılı KHK’nin 8.maddesinde belirtilen koruma şartlarına sahip olmadığı, sözkonusu ürünün üretimi, işlenmesi veya diğer işlemleri ile uğraşan kişilerden oluşan sözkonusu denetimi anılan KHK'da öngörülen objektif şekilde yapabilecek bir yapılanma oluşturulmadığı, bu eksikliğin davalıya coğrafi işarete konu ürünün üretimi, üretim koşullarının kontrol ve denetimi konusunda bir inhisari hak temin edildiği izlenimine neden olmaktan öte tescil koşullarını da sakatladığı,
tüm bu nedenlerle KHK’nin 20.maddesindeki denetim işlemlerinin yeterince yerine getirilemediği ve KHK’nin 21/c hükmü uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, “Maraş Dondurması” menşe adının 555 sayılı KHK’nin 8 ve 20. maddelerine aykırılık nedeniyle aynı KHK’nin 21/a ve c maddesi hükümlerine dayanarak hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalı TPE aleyhine açılan davada Kurum’un pasif husumetinin bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı TPE aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan dolayı reddine, davalı ... ve Gıda Mad.
A.Ş. aleyhine açılan davanın ise kabulü ile bu davalı adına tescili gerçekleştirilen “MARAŞ DONDURMASI” ibareli coğrafi işaretin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/161, K. 2011/17844, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama