KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16109 E., 2012/19839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2010 tarih ve 2006/24-2010/66 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/12/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, ‘Alman Hastanesi’ ibaresinin müvekkileri tarafından 1992 yılından beri sağlık hizmetleri alanında kullanıldığını, unvan olarak da kullanılan bu ibarenin müvekkili gerçek kişi adına marka olarak da tescilli bulunduğunu, onun izniyle diğer müvekkilinin de marka olarak kullandığını, davalıların ticari faaliyetlerinde unvana ve markaya tecavüz edecek şekilde ‘Alman Sağlık Hizmetleri’ ibaresine yer verdiklerini ileri sürerek, unvan ve markaya tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 30.000 TL maddi, 30.000 TL manevi, 10.000 TL kazanç kaybı ile 10.000 TL itibar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, markanın ‘Alman Hastanesi Universal Hospitals Group’ olarak tescil edildiğini, müvekkilleri gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceğini, ortakların tüzel kişilikten ayrı olduğunu, müvekkili şirketin kurucusunun Almanya’da tıp eğitimi gördüğünü, Alman ekolünü temsil ettiğini, ‘Alman Sağlık Hizmetleri’ ibaresinin kısaltılmış hali olan ‘ALSA’ ibaresini unvanında kullandığını, tecavüz teşkil eden eylemin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların dayandığı tescilli markanın 26.02.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı ... adına tescil edildiği, davalı şirket ortaklarına husumet düşmeyeceği, eylemlerin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği, ancak yargılama sırasında davacıların dayandıkları tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, 556 sayılı KHK’nin 44. maddesi uyarınca hükümsüzlük kararının geçmişe etkili bulunduğu ve
herkese karşı sonuç doğuracağı, tescil sahibinin markaya dayalı talep hakkının kalmadığı, unvana dayanılmış ise de davacı unvanında ‘Alman Hastanesi’ ibaresine yer verilmediği, esasen kesinleşen kararla davacıların bu ibare üzerinde öncelik haklarının olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16109, K. 2012/19839, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama