KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16143 E., 2012/7396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2010 tarih ve 2001/604-2010/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın M.KemalPaşa Şubesi kredi müşterileri dava dışı Ser-Gıda Mad... Ltd.Şti, Sertelli LPG....Ltd.Şti ve Trakya Nak Ltd.Şti üzerinden davalının kredi kullandığını,bu durumun davalının kendi beyanları, imzalamış olduğu taahhütname ve senet üzerindeki kendi el yazısı ve imzasından açıkça anlaşıldığını,davalıya 17.12.1999 tarihinde hesap kat ihtarnamesi keşide ve tebliğ edildiğini ancak davalının aldığı krediyi ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 6.100,00 TL alacağın hesap kat tarihinden itibaren %180 faizi ve faizin %5 BSMV si ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı tarafından kendisine gönderilen ihtarnameye itiraz ettiğini, tek taraflı beyanlara ve sahte belgelere dayalı olarak düzenlenen müfettiş raporunu kabul etmediklerini,davacının kendi personelinin suç teşkil eden fiillerinden dolayı zarara uğradığını,bu zararın müvekkiline yükletilemeyeceğini, öte yandan ancak yasal faiz istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen 02.06.2009 bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davacının davalıdan 6.100,00 TL alacağının bulunduğunu gerekçesi ile, 6.100,00 TL'nin 02.01.2000 tarihinden itibaren yıllık %120 faizi, faizin %5 BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava,usulsüz kullanılan kredinin tahsili istemine ilişkin olup, mahmece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı kredi alacağını davalı tarafından verilen taahhütname ve senetlere dayandırmış, davalı ise bu belgelerin hile ile alındığını, belgelerin alınmasının hemen sonrasında şikayette bulunduğunu ve ceza davası açıldığını savunmuştur. Dosya içeriğinden böyle bir davanın açıldığı anlaşılmakla birlikte akıbeti hakkında dosyada belge ve bilgi bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının dayandığı belgenin sıhhati ceza davası sonucu ortaya çıkacağından söz konusu ceza davasının sonucunun beklenmesi, bundan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16143, K. 2012/7396, 9 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama