KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1619 E., 2011/10867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/10/2009 tarih ve 2007/45-2009/562 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, internet bankacılığı yolu ile 15.10.2006 günü, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından bilgisi ve onayı olmadan aynı bankanın Balıkesir şubesindeki Mustafa Kara adına açılmış hesaba 5340 TL aktarıldığını, bunun 4500 TL ile bir mağazadan alışveriş yapıldığını, 800 TL'nın ATM den çekildiğini, böylelikle müvekkilinin hesabının boşaltıldığını, konuyla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, davalıya yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını, davalının kendisine teslim olunan parayı objektif sorumluluk ilkesi gereği korumukla yükümlü olduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin hesabından çekilen 5350 TL ile, olay nedeniyle müvekkilinin duyduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak 3000 TL manevi tazminatın paranın çekildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın davacının kişisel bilgilerini koruyamamasından kaynaklandığını, müvekkilinin gerekli tüm önlemleri aldığını, sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminat isteminin hukuki dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 12.01.2009 tarihli 2. bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tek kullanımlık şifre üreten cihazları, elektronik imza ve benzeri güvenlik önlemlerini davacı müşterinin kullanımına zorunlu olarak sunmadığı, yeterli teknik önlemleri almadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile (5.350,00) TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1619, K. 2011/10867, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama