KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16262 E., 2012/6320 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun(Kapatılan) 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/09/2010 tarih ve 2009/1324-2010/919 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı banka nezdindeki hesabından internet aracılığıyla 2500TL para çekildiğini, para aktarılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, yeterli güvenlik ve bankacılık önlemlerini almayan davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 2500TL nin 16/12/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkili bankaya husumet yönetilemeyeceğini, zira bankanın uhdesine geçen bir bedelin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın internet bankacılığı için teknolojinin gerektirdiği tüm tedbirleri almak zorunda olduğu, somut olayda ispat yükü kendisinde olan bankanın, davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın 3. kişinin eline geçmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2500 TL alacağının 22/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafça davalıya atıfet mehli verilmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davacı dava dilekçesinde ticari faiz talebinde bulunduğuna göre, mahkemece Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca avans faizi nispetinde temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16262, K. 2012/6320, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama