KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16297 E., 2012/6133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2008/303-2009/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Çorlu İlçesi'nde ticari faaliyette bulunmasına rağmen Çorlu Ticaret Sicili'ne tescil işlemi yaptırmadığını ileri sürerek davalının Çorlu Ticaret Siciline re'sen tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Çorlu'daki Çorlu Park projesinin geçici nitelikte olduğunu, Çorlu'da şirket merkezi veya şubenin bulunmadığını, şirket merkezinin Ankara olduğunu, yap-sat faaliyeti olup inşaatların bitirilip satılması ile faaliyetin sona ereceğini, devamlılığın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin merkezinin Ankara olduğu, Çorlu İlçesi'nde Çorlu Park projesi adı altında müşteri kabul işi, meskenlerle ilgili olarak müşterilere bilgi ve fiyat verme işlemlerinin yapıldığı, yapılan iş açısından dış ilişkilerde bağımsızlık unsuru bulunup muhasebenin merkez kanalı ile yürütülmesinin şube vasfını ortadan kaldırmadığı, satış ofisinin Tekirdağ Sosyal Sigortalar Kurumu'nda merkezden ayrı olarak şube işyeri tescilinin yapıldığı, işyeri sicil numarasının bulunduğu, 14 kişilik personelin satış ofisinde ve inşaatta çalıştıkları, bu hali ile şube niteliğinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 35. maddesi gereğince Çorlu Ticaret Siciline tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16297, K. 2012/6133, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama